Ana içeriğe atla

Ateş Düşüyor


Bir zillet dönemi eşsiz, benzersiz,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor.
Acılı yürekler sessiz, çaresiz,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Kaynar kasabalar, ilçeler, iller
Dikenli yollarda aydın, cahiller
Vatanı cehennem eden saf diller
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Musalla kalmadı şehit konmayan,
Vicdan mı var için için yanmayan?
Dinden bile dönüp kinden dönmeyen,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Bir yarasa uçar, bir baykuş öter,
Kan ile ateşle imtihan yeter,
Kardeş düşmanlığı vebadan beter,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Nice kardelenler soldu gül ile,
Kalleş düşman olmuş birlik, el ile,
Bazen kör bir kurşun, bazen dil ile,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Zalimlere hizmet eden sefiller,
Yalancı, yabancı düşlü gafiller,
Çakallar meydanda görünmez filler
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...

Soysuzların belli niyeti, hali,
Yurtsuzlar anlamaz derdimi âli
Böyle gelmiş böyle gitmez ahali,
Her gün bir ocağa ateş düşüyor...
28/02/2008
Özcan İşler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sorun Etnik Değil, Terör

Bölmek düşmanın işidir İlerliyor kötü tümör. Kürt, Türk’ün öz kardeşidir, Sorun etnik değil, terör. Aynı kumaş aynı endik, İslama bayraktar dendik, Yedi düveli biz yendik, Sorun etnik değil, terör. Binlerce yılı paylaştık, Ayrı gayrılığı aştık, Aynı saflarda savaştık, Sorun etnik değil, terör. Huzur refah adasında, Yoğrulduk aynı mayada, Gerçek gün gibi ortada Sorun etnik değil, terör. Bir toprağı vatan yaptık, Anlı şanlı tarih yazdık, Ne kirli oyunlar bozduk, Sorun etnik değil, terör. Kurulan tuzağa dikkat! Her kuyruk acılı hilkat, Kılıf diker renk renk kat kat, Sorun etnik değil, terör. Terörü teşvik edenler; Okuna hedef edenler, Topuna hedef edenler, Sorun etnik değil, törör. Şer güçlere karşı durduk, Bu devleti ortak kurduk, Kan can verdik kafa yorduk, Sorun etnik değil, terör. Başka başka düş sunanlar, Şimdiye kadar kananlar, Hep yürekleri yananlar Sorun etnik değil, terör. Olursa ne pahasına, Gideceğiz dahasına, Herkes soksun kafasına, Sorun etnik değil, terör. Gelendost

Nimet ve Şükür

Herşeyi var eden O, varlıkda durduranda Dost ve düşman seçmeden; ancak, O’dur hep veren Allah’ın ihsanları güneş gibi meydanda Herkese her nimeti; yalnız, O’dur gönderen.. Kullarına çok acır, O kerimdir, rahimdir Kavuşmamızı ister, sonsuz Cennetlerine Saadet ve kurtuluş yollarını gösterir Uymamızı emreder, Resul-i ekremine.. İnsanları güçlükten, sıkıntıdan kurtaran, Azgın günahkarların rızklarını kesmiyor Kainatı, alemi nizam üzre yaratan Ar perdesini açıp; rezil, rüsva etmiyor.. Gücü yettiği kadar, Allah’a şükür etmek Aklın emir ettiği bir vazife, bir borçtur. Kolay bir iş değildir, tam yerine getirmek İnsanlar, zayıf, muhtaç, ayıplı kusurludur.. Öyle şeyler vardır ki, insan sever onları, Fakat; Allah beğenmez, bunları riya bilir. Hep doğruyu bulamaz, kulların akıllları Övmek sanılan şeyler, kötülük olabilir... Gelendost ’Şükür, nimete hakkıyla şükretmekten âciz olduğunu bilmektir’ Ebû Osman Mağribi

Sevgiyi Bitirdik

Sevgiyi bitirdik dine, töreye, Gönül bağlayacak değer kalmadı. Uşak yetişiyor, adam yerine, Kuruttuk fazilet kaynaklarını. Erezyona verdik, milli şuuru, Fermanlar yazılır, uygularız biz, Söneli çok oldu, kalplerin nuru, Gönül gözü bağlı, körebeleriz. Bizim, bize mahsus neyimiz varsa, Bir esrar perdesi çoktan kapattı, Milletim bekleyip durur boşuna, Gelmeyecek olan kahramanları. Gelendost Özcan İşler